42 yaşındaki vatandaşın ölümü sonrası gündemde: Boyun kütletme ne kadar güvenli?

Sağlık, 2026.09.09 14:01

Bursa'nın Gemlik ilçesinde kliniği bulunan Fizyoterapist Ufuk Barut, son günlerde boyun ve sırt ağrısı nedeniyle masaj yaptıran 42 yaşındaki bir vatandaşın uygulama sonrasında hayatını kaybetmesi, manuel uygulamaların güvenilirliği ve kimler tarafından yapılması gerektiği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fizyoterapist Ufuk Barut, boyun kütletme, bel çektirme ve benzeri uygulamaların basit işlemler olarak görülmemesi gerektiğini belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.

42 yaşındaki vatandaşın ölümü sonrası gündemde: Boyun kütletme ne kadar güvenli?

YUSUF OSMAN IMAN / BURSADA BUGÜN

Bursa'nın Gemlik ilçesinde bulunan kliniğinde hastalarını ağırlayan Fizyoterapist Ufuk Barut, yaşanan olayın kesin nedeninin soruşturma ve adli tıp değerlendirmeleri sonucunda ortaya çıkacağını belirterek, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın sağlık hizmetinin kim tarafından ve hangi değerlendirme sonrasında uygulandığı olduğunu söyledi.

Barut, "Son günlerde hepimizi derinden üzen bir haber gündemde: Boyun ve sırt ağrısı nedeniyle masaj yaptırmak isteyen 42 yaşındaki bir vatandaşımız, uygulama sonrasında hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, kamuoyunun özellikle dikkat etmesi gereken çok önemli bir konu yeniden karşımıza çıkıyor: Sağlık, eğitim ve yetkinlik gerektiren bir alandır" dedi.

"BOYUN KÜTLETME BASİT VE ZARARSIZ OLARAK GÖRÜLMEMELİ"

Toplumda masaj, boyun kütletme, bel çektirme ve çıtlama gibi uygulamaların zaman zaman basit işlemler olarak görüldüğünü ifade eden Barut, bu uygulamaların herhangi bir sağlık değerlendirmesi yapılmadan gerçekleştirilmesinin risk taşıyabileceğine dikkat çekti.

Barut, "Toplumumuzda 'masaj', 'boyun kütletme', 'bel çektirme', 'çıtlama' gibi uygulamalar zaman zaman basit ve zararsız işlemler olarak görülüyor. Hatta bazı kişiler bu uygulamaları, herhangi bir sağlık değerlendirmesi yapılmadan, yalnızca deneyime veya duyuma dayanarak gerçekleştiriyor. Oysa insan vücudu bir makine değildir" ifadelerini kullandı.

Boyun bölgesinin anatomik açıdan son derece hassas olduğuna vurgu yapan Barut, "Özellikle boyun bölgesi; omurilik, sinir kökleri, damarlar ve hayati öneme sahip birçok anatomik yapının bir arada bulunduğu son derece hassas bir bölgedir" diye konuştu.

"BOYUN AĞRISININ NEDENİ SADECE KAS SPAZMI OLMAYABİLİR"

Boyun ağrısının altında farklı sağlık sorunlarının bulunabileceğini belirten Barut, her ağrının aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Barut, "Boyun ağrısının nedeni yalnızca kas spazmı olmayabilir. Disk problemleri, sinir kökü etkilenmeleri, eklem kaynaklı sorunlar, travmalar ve çok daha farklı nedenler söz konusu olabilir" dedi.

Bazı nadir ancak ciddi damar problemlerinin de boyun veya baş ağrısıyla kendisini gösterebileceğine dikkat çeken Barut, uygulama öncesinde kişinin ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Barut, "Daha da önemlisi, bazı nadir fakat ciddi damar problemleri boyun ağrısı veya baş ağrısıyla kendini gösterebilir. Bu nedenle bir kişinin boynuna uygulama yapmadan önce 'Neren ağrıyor?' sorusunun ötesine geçmek gerekir. Ağrının nedenini anlamak gerekir" ifadelerini kullandı.

"ÖNCE HASTAYI DİNLEMEK GEREKİYOR"

Sağlık profesyonelinin görevinin yalnızca ağrıyan bölgeye müdahale etmek olmadığını belirten Barut, değerlendirme sürecinin önemine dikkat çekti. "İyi bir sağlık profesyonelinin yaptığı şey yalnızca ağrıyan bölgeye müdahale etmek değildir. Önce hastayı dinler, öyküsünü alır, gerekli fiziksel değerlendirmeyi yapar, riskleri sorgular ve hangi uygulamanın uygun olup olmadığına karar verir" diyen Barut, sağlık hizmetlerinde görev ve yetki ayrımının da önem taşıdığını söyledi.

Barut, "Ülkemizde ilk değerlendirmeyi yapacak olan ve tanıyı koyacak olanlar hekimlerdir. Tanı konulduktan sonra uygulamayı ve kendi mesleki değerlendirmesini yapacak olanlar ise fizyoterapistlerdir" dedi.

"MESELE SADECE BOYUN KÜTLETMEK DEĞİL"

Manuel uygulamaların tamamının aynı olmadığını belirten Barut, kişinin durumuna göre farklı yaklaşımların tercih edilebileceğini söyledi.
Barut, "Burada önemli olan yalnızca 'boyun kütletmek tehlikelidir' demek de değildir. Asıl mesele şudur: Kim, kime, neden ve hangi değerlendirmeden sonra bu uygulamayı yapıyor?" ifadelerini kullandı.

"Her manuel uygulama aynı değildir. Her boyun hareketi aynı değildir. Her hasta da aynı değildir" diyen Barut, bir kişide uygun olabilecek uygulamanın başka bir kişi için uygun olmayabileceğini belirtti.

Barut, "Bir kişide son derece kontrollü ve uygun bir manuel terapi yaklaşımı tercih edilebilirken, başka bir kişide aynı yaklaşım uygun olmayabilir. Bu kararı belirleyen şey sosyal medyada izlenen bir video, bir yakının tavsiyesi veya 'Ben yıllardır yapıyorum, hiç sorun olmadı' cümlesi değil; mesleki eğitim, klinik değerlendirme, risk analizi ve bilimsel bilgidir" dedi.

"FİZYOTERAPİ YALNIZCA MASAJ DEĞİLDİR"

Fizyoterapistlerin eğitimine de dikkat çeken Barut, fizyoterapinin toplumda yalnızca masajla özdeşleştirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Barut, "Fizyoterapi yalnızca masaj değildir. Fizyoterapist; insan hareketi, kas-iskelet sistemi ve fonksiyon üzerine üniversite eğitimi almış, hastayı değerlendirme ve uygun tedavi yaklaşımını belirleme konusunda eğitim görmüş bir sağlık profesyonelidir. Manuel terapi ise bu mesleki bilgi ve değerlendirme sürecinin içinde kullanılabilen araçlardan yalnızca biridir" diye konuştu.

"DİPLOMASINI VE MESLEKİ YETKİNLİĞİNİ SORMAKTAN ÇEKİNMEYİN"

Vatandaşların sağlık hizmeti alırken uygulayıcının niteliğine dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Barut, yalnızca çevreden alınan tavsiyelerle hareket edilmemesi gerektiğini söyledi. Barut, "Dolayısıyla vatandaşlarımızın bir uygulayıcı seçerken yalnızca 'eli iyi', 'çok iyi kütletiyor' veya 'herkesi iyileştiriyor' gibi referanslara bakmaması gerekir. Diplomasını, mesleki yetkinliğini ve hangi sağlık profesyoneli olduğunu sormaktan çekinmeyin" ifadelerini kullandı. Sağlık hizmetinde güvenin yalnızca iyi niyetle oluşmayacağını belirten Barut, "Çünkü sağlık hizmetinde güven, yalnızca iyi niyetle kurulmaz. Bilgiyle, eğitimle, etikle ve sorumlulukla kurulur" dedi.

"VÜCUDUMUZ ÜZERİNDE YAPILAN HER MÜDAHALE CİDDİYE ALINMALI"

Yaşanan olayın kesin nedeninin yetkili makamların incelemeleri sonucunda ortaya çıkacağını yineleyen Barut, olayın toplum açısından önemli bir uyarı niteliğinde olduğunu ifade etti. Barut, "Yaşanan bu acı olayın kesin nedeni ve olayla uygulama arasındaki tıbbi nedensellik, yetkili makamların ve adli tıp değerlendirmelerinin sonucunda ortaya konacaktır. Ancak olayın sonucu ne olursa olsun, bize çok önemli bir toplumsal mesaj veriyor: Vücudumuz üzerinde yapılan her müdahale ciddiye alınmalıdır" dedi.

Vatandaşlara özellikle boyun ve bel bölgesindeki ağrılar konusunda gelişigüzel müdahalelerden kaçınmaları çağrısında bulunan Barut, "Boynunuzu, belinizi veya başka bir bölgenizi 'bir kere kütletsin geçer' düşüncesiyle herhangi birine teslim etmeyin. Ağrınız varsa önce nedenini öğrenin" ifadelerini kullandı. Barut sözlerini, "Çünkü bazen ağrıyı susturmak değil, ağrının bize ne anlatmaya çalıştığını anlamak hayat kurtarabilir. Bir fizyoterapist olarak dileğim; insanların manuel terapi uygulamalarından korkması değil, doğru kişiden, doğru değerlendirme sonrasında ve doğru yöntemle sağlık hizmeti almasıdır. Sağlığımızı şansa bırakmayalım. Çünkü insan bedeni, deneme-yanılma yapılacak bir alan değildir" sözleriyle tamamladı.

Sağlık, 2026.09.09 14:01