1959'dan beri gizemini koruyor! Nuh'un Gemisi araştırmasında yeni bulgular
Güncel, 2026.09.30 11:06Ağrı Doğubayazıt'ta Nuh'un Gemisi olduğu düşünülen gemi biçimli oluşumda Sivas Cumhuriyet Üniversitesi'nin 90 gün süren saha çalışmaları tamamlandı. Alanda ilk kez karotlu sondaj yapıldı. Proje başkan yardımcısı Andrew Jones, oluşumun yekpare kaya değil tamamen toprak olduğunu, radar taramalarında yüzeyin altında anomaliler tespit edildiğini söyledi. Jones, sonuçların henüz kesin olmadığını vurgulayarak nihai raporun gelecek yıl nisan ya da mayısta tamamlanmasının hedeflendiğini belirtti.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi tarafından yürütülen araştırmada Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde Nuh'un Gemisi olduğuna inanılan gemi biçimindeki coğrafi oluşumda yürütülen araştırmalarda saha çalışmaları tamamlandı. Araştırma ekibinde başkan yardımcısı olarak görev alan Amerikalı Andrew Jones, karotlu sondaj çalışmalarında sürekli toprak numunesi alındığını, radar taramalarında ise yüzeyin altında bazı anomaliler tespit edildiğini söyledi. Elde edilen bulguların, yapının doğal mı yoksa insan yapımı mı olduğunun belirlenmesi için laboratuvar çalışmalarının sürdüğünü belirten Jones, raporun gelecek yıl nisan veya mayıs aylarında tamamlanmasının hedeflendiğini kaydetti.
Gemi şeklindeki oluşum, 11 Eylül 1959'da Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait uçakla Doğu Anadolu Bölgesi'nin haritasını çıkaran Harita Mühendisi Yüzbaşı İlhan Durupınar tarafından keşfedildi. Keşfin ardından bölgenin Nuh'un Gemisi'nin kalıntısı olabileceği iddiasıyla çok sayıda yerli ve yabancı araştırmacı bölgede çalışma yaptı.
Son olarak Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenker Atila başkanlığında Mayıs 2026'de 'Nuh'un Gemisi Araştırma Projesi' başlatıldı. Beş ülkeden yaklaşık 20 bilim insanının görev aldığı projede, Doğubayazıt ilçesine bağlı Telçeker ve Üzengili köyleri arasındaki gemi biçimli oluşumda yaklaşık 90 gün süren saha çalışmaları gerçekleştirildi.
Bölgede gerçekleştirilen araştırmada, dron ile arazinin güncel yapısı modellenirken, yeni nesil radar sistemiyle de yüzeyin altı tarandı. Oluşumun farklı noktalarından yaklaşık bin toprak numunesi alınarak laboratuvarlarda incelenmek üzere gönderildi. Ayrıca karotlu sondaj çalışmaları gerçekleştirildi.
KAROT MAKİNESİ SÜREKLİ TOPRAK NUMUNESİ ÇIKARDI
Projede başkan yardımcısı olarak görev alan Andrew Jones, araştırmanın bu sezonki en önemli bulgularından birinin oluşumun yekpare bir kaya kütlesinden meydana gelmediğinin görülmesi olduğunu söyledi. Jones, karotlu sondaj sırasında sürekli toprak numunesi elde edildiğini belirterek, "Bazı kişiler buranın doğal bir oluşum olduğunu, yekpare bir kaya olduğunu ve milyonlarca yıl içerisinde aşınarak gemi şeklini aldığını öne sürüyordu. Ancak sondajla elde ettiğimiz en büyük bulgu, yapının tamamen toprak olduğudur. Alanda bazı büyük kaya blokları var fakat karot makinesi sürekli toprak numuneleri çıkardı" dedi.
Elde edilen verilerin henüz kesin bir sonuca işaret etmediğini vurgulayan Jones, "Bu doğal bir oluşum da olabilir, insan yapımı bir yapı da olabilir. Şu anda yaptığımız şey, bunu bilimsel yöntemlerle araştırmak. Yerin derinliklerinden aldığımız toprak örnekleri üzerinde çalışmalar yürütüyoruz. Yüzeyin altında oldukça zenginleşmiş, organik, kapkara bir toprak gördük. Bunun çürümüş ahşap ya da insan faaliyetine dair bir kanıt olup olmadığını testlerle ortaya koyacağız" diye konuştu.
RADARDA ANOMALİLER TESPİT EDİLDİ
Ağustos ayında gerçekleştirilen radar taramalarında yüzeyin altında bazı anomalilerin tespit edildiğini belirten Jones, radar verilerine ilişkin nihai raporun henüz hazırlanmadığını söyledi. Jones, "Ön radar sonuçları ilginç bulgular, yani anomaliler gösterdi. Yüzeyin altında doğal olmayan nesnelere veya yapılara işaret edebilecek noktalar tespit edildi. Ancak Amerikalı radar bilimcisinin nihai raporunu hala bekliyoruz. Sondaj yapmamızın sebeplerinden biri de tam olarak buydu. O derinliklere inip numune almak istedik" dedi.
Araştırmanın gemi biçimindeki alana yoğunlaşmasının nedenini anlatan Jones, 1959'daki keşiften bu yana bölgede farklı araştırmacılar tarafından çeşitli çalışmalar yapıldığını söyledi. Geçmiş araştırmaların büyük ölçüde yüzeydeki gemi şekline odaklandığını belirten Jones, şunları söyledi:
"Buranın ilk olarak 1959 yılında Yüzbaşı İlhan Durupınar tarafından keşfedilmesinden bu yana farklı araştırmacılar buraya gelip taramalar yaptı. Ancak ilk kez hükümet izniyle bir üniversite yerin altına inip neler olduğunu görebiliyor. Biz yüzeyin altında neler olduğunu görmek istediğimiz için karotlu sondaj izni aldık. Bu projeyle birlikte alınan izin kapsamında ilk kez yerin altına inilerek karotlu sondaj yapıldı."
Saha çalışmalarının tamamlandığını belirten Jones, radar verileri ile numunelerin birlikte değerlendirilmesinin ardından nihai raporun gelecek yıl nisan veya mayıs aylarında tamamlanmasının hedeflendiğini bildirdi.
ÇALIŞMALAR TAMAMLANMADAN AÇIKLAMA YAPILMAYACAK
Sosyal medya ve bazı haber sitelerinde Nuh'un Gemisi'ne ilişkin araştırma sonuçları kesinleşmeden çeşitli iddiaların gündeme getirildiğini belirten Jones, bilimsel çalışmalar tamamlanmadan kesin ifadeler kullanılmaması gerektiğini söyledi. Jones, "Bazı insanlar tüm gerçekleri toplamadan önce açıklama yapmak istiyor. Dünyanın dört bir yanında bunu bir gerçek gibi sunan insanlar ve haber kuruluşları görebilirsiniz. Bazıları yüzde 100 doğrulandığını söylerken, diğerleri keşfettiğimiz şeyler hakkında aslında bizim kendilerine hiç söylemediğimiz iddialarda bulunuyor. Hala yapılacak laboratuvar çalışmaları ve yazılacak nihai raporlar var. Dolayısıyla işimiz bitmedi ve bitene kadar bu tarz bir açıklama yapamayız. Araştırmalarımızı sürdürüyoruz. Eğer gerçekten doğruysa bunun Türkiye ve dünya için çok iyi olacağını umuyoruz. Araştırmayı en iyi şekilde yapmak için elimizden geleni yapıyoruz. Ancak sonuçlar henüz kesin değil, test sürecine devam ediyoruz" diye konuştu.
Kaynak: DHA
Güncel, 2026.09.30 11:06