Ramazan ayı, İslam dünyasında manevi arınma ve paylaşma ayı olarak kabul edilirken, geçmişte çok daha renkli ve toplumsal yönü güçlü geleneklerle yaşanıyordu. Özellikle Osmanlı döneminde şekillenen eski Ramazan adetleri; mahyalarla süslenen camilerden iftar davetlerine, diş kirasından orta oyunlarına kadar uzanan geniş bir kültürel mirası barındırıyordu. Günümüzde bir kısmı devam eden, bir kısmı ise unutulmaya yüz tutan bu gelenekler, "Nerede o eski Ramazanlar?" sorusunu yeniden gündeme getiriyor. Peki, büyüklerimizin dilinden düşmeyen o meşhur Ramazanlar nasıldı? İşte eski ramazan adetleri...
İŞTE ESKİ RAMAZAN GELENEKLERİ
1. Ramazan Davulcusu Geleneği
Sahura kaldırma geleneği, teknolojinin olmadığı dönemlerde davulcular sayesinde gerçekleşirdi. Ramazan davulcusu yalnızca davul çalmaz, aynı zamanda maniler söyleyerek mahalleliyi sahura kaldırırdı. Bahşiş toplama geleneği ise Ramazan'ın son günlerinde kapı kapı dolaşılarak yapılırdı. Bu gelenek hala birçok şehirde yaşatılmaya devam ediyor.
2. Mahya Geleneği
Osmanlı döneminde özellikle İstanbul'daki büyük camilerde iki minare arasına asılan ışıklı yazılar, Ramazan'ın simgesi haline gelmişti. İlk mahyaların Fatih Sultan Mehmet döneminde başladığı, klasik formuna ise III. Ahmed zamanında ulaştığı biliniyor. "Hoş geldin ya şehr-i Ramazan" gibi ifadelerle süslenen mahyalar, şehrin siluetine ayrı bir güzellik katardı.
3. Zimem Defteri
Osmanlı döneminde varlıklı kişilerin, mahalle bakkallarına giderek borç defterindeki rastgele sayfaları sildirmesi geleneği...
4. Diş Kirası
Osmanlı'da iftara davet edilen misafirlere yemek sonrası verilen hediyeye "diş kirası" denirdi. Ev sahibi, misafirin sofraya gelip dişini yorduğu için ona hediye takdim ederdi. Bu uygulama, Ramazan'da paylaşmanın ve cömertliğin sembolü olarak kabul edilirdi.
5. Orta Oyunu ve Karagöz-Hacivat Gösterileri
Ramazan geceleri yalnızca ibadetle değil, kültürel etkinliklerle de canlı geçerdi. Özellikle Karagöz ve Hacivat karakterlerinin yer aldığı gölge oyunları, hem çocukların hem de yetişkinlerin ilgisini çekerdi. Meydanlarda kurulan orta oyunları, toplumsal hiciv ve mizahın önemli bir parçasıydı.