Bursalı: Karşı kampanyanın ilk iki gününde Cumhuriyet'in satışı 2500 kadar arttı

Bursalı: Karşı kampanyanın ilk iki gününde Cumhuriyet'in satışı 2500 kadar arttı

Cumhuriyet gazetesinin sahibi konumundaki Cumhuriyet Vakfı'nda yönetim değişikliğinin ardından istifalar ve görevden almalar sürüyor. Yaşananlara tepkiyi "Karşı kampanya" olarak değerlendiren gazetenin yazarı Orhan Bursalı, satış rakamlarına ilişkin olarak bilgi verdi. Bursalı, "İlk iki gününde Cumhuriyet'in satışı 2500 kadar artış gösterdi" diye yazdı.

Cumhuriyet gazetesi yazarları ve yöneticilerinin hapsedildiği davada iddia makamının tanıklarından olan Alev Coşkun'un, cuma günü yapılan toplantıda Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı'na seçilmesinin ardından başlayan tartışma sürüyor.

Gazetede ilk olarak DİSK'li yazı işleri müdürleri görevlerinden alınmış yazarlarda istifa etmeye başlamıştı. Bursalı istifa edenler için "Giden bazı arkadaşlarımız gazetecilik yapmak için geri dönecekler, buna inanıyorum" ifadesini kullandı.

Bursalı'nın "Tarikatçılık insanı nesneleştirir, kendisi olmaktan uzaklaştırır" başlığıyla (11 Eylül 2018) yayımlanan yazısı aynen şöyle:

Cumhuriyet'ten ayrılanlar arasında çok değerli insanlar var. Çoğunun gazetede yazmaması için hiçbir neden yok. Onlara karşı çıkanlara öncelikle ben de karşı çıkarım. Yokluklarını kayıp olarak değerlendiririm. 
Ama zaten Cumhuriyet ve değerleriyle 180 derece uyuşmazlığı olduğu halde, kendi ruhlarına nasıl bir eziyet olduğunu göremeden gazetede yazmayı kabul etme yanlışlığına düşen ve şimdi yeni koşullarda bu çelişkiyi gidererek ayrılanlar var. Bu doğal. 
Cumhuriyet bir "süper market gazetesi" olmadı. Ama kendi yayın politikası içinde kabul edilebilir veya o marjları biraz esneterek yine de kabul edilir görüşler oldu gazetede. İlhan Selçuk buna izin verdi. Fikir ayrılığına iyice düştüğü yazarlara ses çıkarmadığı zamanlar çok oldu. Çünkü hayatın akışı, büyük kalıplar içine sıkıştırılabilir değil. Ama olaylar öyle geldi ki, bağlar koptu, yollar ayrıldı.

Büyük kopuş 
1990 yılında Cumhuriyet'te büyük kopuşta yaşanan buydu; Cumhuriyet'i ve ülkeyi neoliberal politika ve iktisat anlayışı mı esir alacaktı, yoksa Türkiye, kendi değer ve deneyimlerini geliştirerek, yarattıklarından vazgeçmeyerek, şüphesiz ki dünyaya da açılarak ve evrensel gelişmelerin kendisini ezmesine izin vermeyerek, bir yol mu izleyecekti. 
Tartışmanın göbeğinde Özal ve politikaları vardı. Selçuk ve arkadaşları gazeteden ayrıldılar, sonra da geri döndüler.

Bugün yaşanan çok farklı 
Bir toplu ayrılma olayı var... 
Bir kısmına bakıyorum, zaten önceki yönetimin getirdiği kadrolar. Bir dayanışma duygusu içinde davrandılar ve istifalarını verdiler. 
Ayrılmaların ikinci özelliği, bir hapishane arkadaşlığı dayanışmasının gereği olarak toplu hareket var. Bu da anlaşılabilir bir durumdur. 
Üçüncü önemli nokta, liberal baskıdır. 
Bu baskının bir ayağında etnik milliyetçilik çevrelerinin ve bu çevrelerle dayanışmanın yarattığı sosyal hava-baskı vardır.. ikinci ayağında ise taa yetmez ama evet kampanyasıyla kurulan, Cemaat + İktidar ile oluşturulan Ergenekon ve Balyoz operasyonlarına destekle bütünleşen sosyal ağ vardır. 
Hiç yanlış yapmayan, attıkları her adımın doğruluğuna inanan ve bunun için de gerekçeler sunan bir siyasal-sosyal ağ yapısıdır bu. 
Bu yapıdan ayrılanlar derhal aforoz edilir, yalnız bırakılır ve dışlanır. 
Bunu göze alamayanlar kendileri değildir artık, o yapının bir parçası olarak hareket ederler.

Modern tarikat davranışı 
İşte modern tarikat davranışı budur. 
İnsanın birey olarak karar verememe yanının kanaat önderlerinin davranışına uyma durumu. 
Ayrılanlardan bir sevdiğim arkadaş demiş ki "liberal baskıya dayanmak zor". 
Bu, durumu çok iyi anlatıyor. 
Bu yapının liderleri, Cumhuriyet'ten ayrılacaklarını bir süre önce anlamışlardı ve aralarında toplantılar yapıyorlardı. 
Yapıyı sıkıca bir arada tutmak ve toplu güç gösterisi ve toplu saldırı için ortamı yaratmak. Sosyal medya bunlar için en kullanışlı ortamdı. 
Bir nokta daha var: Avrupa Birliği Türkiye Raportörü gibi aklıevveller ile sıkı ilişkilerini harekete geçirerek, Cumhuriyet aleyhine tvit bile attırabiliyorlar. 
Ve bu uluslararası, aynı zamanda medya çevrelerinin kıskacı da bazı istifalarda rol oynamaktadır.

Satış arttı 
Fakat şu kadarını söyleyeyim. 
Sanıyorlar ki bu baskı ortamıyla Cumhuriyet'i çökertecekler: Bu çevreler zaten gazeteyi satın alan ve okuyanlar değildi. Okuru ise gazeteye sahip çıkmaya başladı, karşı kampanyanın ilk iki gününde Cumhuriyet'in satışı 2500 kadar artış gösterdi. 
Ellerindeki en önemli aracı kaybetmenin hıncıdır bu. 
Bu saldırı geri tepecektir. 
Ve giden bazı arkadaşlarımız da gazetecilik yapmak için geri dönecekler, buna inanıyorum.

Bursa yolunda korkunç kaza! Bursa yolunda korkunç kaza!

Anne bebeğini öldürdü! Verdiği cevap ise... Anne bebeğini öldürdü! Verdiği cevap ise...

Bursa'da Hazreti Muhammed'i anma gecesi Bursa'da Hazreti Muhammed'i anma gecesi

Bursa'da ''Labranza Flamenko'' sahnelendi Bursa'da "Labranza Flamenko" sahnelendi

Sosyal medya fenomeni E-5'te kaza yaptı Sosyal medya fenomeni E-5'te kaza yaptı

Komşuda ortalık karıştı! Gözaltılar var Komşuda ortalık karıştı! Gözaltılar var

Cemal Kaşıkçı'nın dini nikahlı eşi ortaya çıktı Cemal Kaşıkçı'nın dini nikahlı eşi ortaya çıktı

Henüz birkaç ay önce nişanlanmıştı... Üzücü haber! Henüz birkaç ay önce nişanlanmıştı... Üzücü haber!

Bursa'da Ahıska Türkleri, sürgünün 74'üncü yılında anıldı Bursa'da Ahıska Türkleri, sürgünün 74'üncü yılında anıldı

Yolcu otobüsü refüje çarptı! Çok sayıda yaralı var Yolcu otobüsü refüje çarptı! Çok sayıda yaralı var

Bursa'da mobilya imalathanesindeki cinayette flaş gelişme! Bursa'da mobilya imalathanesindeki cinayette flaş gelişme!

Erdoğan'dan o ziyarete ilişkin açıklama: Siyasi malzeme yapılmasın Erdoğan'dan o ziyarete ilişkin açıklama: Siyasi malzeme yapılmasın

Bunu hiç beklemiyorlardı... Ceza yağdı Bunu hiç beklemiyorlardı... Ceza yağdı